Hukuk

Yağma Suçu , Cezası (TCK 149,150)

Yağma suçu, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 148, 149 ve 150. maddelerinde düzenlenmiştir. Madde metinleri şu şekildedir:

Yağma Suçu Nedir?

Madde 148- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kâğıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.

(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de yağma suçunda cebir sayılır.

Nitelikli Yağma

TCK m.149- (1) Yağma suçunun;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,

e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,

h) Gece vaktinde,

İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Daha az cezayı gerektiren hâl

Madde 150- (1) Kişinin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması halinde, ancak tehdit suçu veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

(2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.

Senet Yağması

TCK m.148/2’e göre “Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kâğıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.”

Senet yağması suçunda konu kişinin borç altına sokulabileceği bir senet veya senet haline getirilebilecek bir kağıttır. Fail sadece senedin teslimine veya alınmasına karşı koyarak değil, senedi imzalamaya veya imha etmeye ya da imhasına karşı koymamaya mecbur bırakmak şeklinde de senedin yağması suçunu işlemesi söz konusu olabilecektir.

A.Korunan Hukuki Değer

Yağma suçu, hırsızlık ve cebir veya tehdit kullanılarak işlenen bir birleşik suçtur. Yağma suçu içinde birden fazla suç barındırdığından dolayı çeşitli hukuksal yararı korumaktadır. Kişi hürriyeti, zilyetlik ve mülkiyet hakkı yağma suçunda korunan hukuki yararlardır.

B. Yağma Suçunun Unsurları

Maddi Unsur

Fail: Yağma suçunda özel faillik sıfatı aranmamaktadır. Herkes bu suçun faili olabilecektir. TCK m.167 de düzenlenen malvarlığına ilişkin suçlarda öngörülen şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebepler yağma suçunda uygulanmamaktadır.

Mağdur: Yağma suçunda herkes bu suçun mağduru olabilir. Suçun mağdur için de herhangi bir özellik aranmamaktadır. Mağdura yönelik gerçekten cebir veya tehdidin var olması gerekir. Mağdurda failden kaynaklanmayan bir nedenden dolayı korku var ise yağma suçundan söz edilemez. Mağdurun suçun işlendiği anda hayatta olması ve cebir veya tehdidi hissedebilir olması gerekir. Eğer mağdur öldükten sonra mal alınırsa bu durumda hırsızlık suçu oluşacaktır.

Suçun Konusu: Suçun hukuki konusu maldır. Yağma suçunun bileşik suç olmasından dolayı hırsızlık suçunda malın taşınır olması gerektiği için yağma suçunda da mal taşınır olması gerekir. Örneğin alacak hakkı gibi fiziki yapısı olmayan hakkın mal olarak kabulü de mümkün değildir.

Eylem: Yağma suçunun maddi unsuru madde metninden de görüleceği üzere cebir veya tehdit kullanarak, bir malın teslime veya malın alınmasına karşı koymaya mecbur kılmaktır.

Cebir hafif veya ağır olabilir. Önemli olan mağdurun üzerinde zorlayıcı etki yaratmasıdır. TCK m.148/3‘te mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilemeyecek ve savunamayacak hale getirilmesinin de yağma suçunda cebir sayılacağına ilişkin düzenleme söz konusudur. Buna cebir karinesi adı verilmektedir. Bu duruma kişiye alkol veya uyuşturucu madde ile kişinin etkisiz hale getirilmesi örnek olarak verilebilir.

Tehdit ise madde metnine bakacak olursak; kişinin kendisine veya yakınının hayatına vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleşeceğinden veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağına ilişkin beyandır. Tehdit kişiye veya bir yakınına ilişkin olmalıdır. Tehdidin mağdur tarafından hissedilmesi gerekir. Ancak zarar meydana getirecek nitelikte olması zorunlu bir unsur değildir.

Manevi Unsur

Yağma suçu kasten işlenebilen bir suç tipidir. Ayrıca düzenleme olmadığı için genel kast yeterlidir, özel kast aranmaz. Failin bilerek ve isteyerek hareket etmiş olması gerekir. Failde başkasının zilyetliğinde bulunan malı cebir veya tehdit kullanarak elinden almak irade ve bilinci içerisindedir. Bunun yanında failin o maldan yararlanma niyetinin de bulunması gerektiği yönünde görüşler doktrinde ileri sürülmektedir.    

C. Suçun Özel Görünüş Biçimleri

a)      Teşebbüs: Yağma suçunda mal failin egemenlik alanına girdiğinde suç tamamlanmış olur. Bu nedenle suçun tamamlanması için failin maldan yararlanması, bir yere götürmesi gerekli değildir. Yağma suçunun çok hareketli bir suç olması sebebiyle teşebbüse elverişlidir. Fail eğer cebir ve şiddete başvurmuş ancak malı alamamışsa suç teşebbüs aşamasında kalmıştır. Failin malı elinde olmayan sebeplerle alamadığı durumda teşebbüste bahsedilir. İsteyerek gönüllü olarak vazgeçtiği durumda yağmaya teşebbüs değil, tehdit veya yaralama suçu söz konusu olacaktır.

b)      İştirak: Yağma suçunda iştirak hükümlerinin uygulanması mümkündür. Suçun işlenmesinde birden fazla failin müşterek hareket etmiş olmaları gerekmektedir. Örneğin mağdurun silahla yaralanması sonucunda baygın yatarken olaydan bağımsız başka biri gelip bu durumdan faydalanır ve failin cüzdanını çalarsa bu durumda failllerin ortak hareket etme irade ve bilinçleri olmadığı için iştirak söz konusu olmayacaktır.

c)       İçtima: Yağma suçu bileşik suçtur. Hem hırsızlık hem tehdit veya cebir suçunu içerisinde barındırmaktadır. Faile bu suçlar için ayrı ayrı ceza değil tek bir ceza verilmektedir. Ancak TCK m.149/2 özel düzenleme nedeniyle yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, faile ayrıca kasten yaralama suçundan ceza verilmektedir. Yağma suçunda zincirleme suç hükümleri uygulama alanı bulmamaktadır. Bu nedenle fail aynı kişiye değişik zamanlarda birden fazla yağma suçu işlemesi halinde her bir için ayrı ayrı cezalandırılır.

D. Yağma Suçunun Cezası

TCK m.148 Yağma Suçunun Basit Hali

Madde 148- (1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline getirilebilecek bir kâğıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.

TCK m.149 Yağma Suçunun Nitelikli Hali

Madde 149- (1) Yağma suçunun;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmek suretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde,

e) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,

g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla,

h) Gece vaktinde, İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) Yağma suçunun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Yağma Suçu Ceza Muhakemesi

Soruşturma

Yağma suçunun basit ve nitelikli hali söz konusu olduğunda suç şikâyete bağlı bir suç değildir. Bu nedenle Cumhuriyet savcılığı suç işlendiğini öğrenir öğrenmez resen soruşturma yapar. TCK m.150/1 hükmünde hukuki ilişkinin tahsili amacıyla suç işlendiğinde fail hakkında tehdit veya kasten yaralama suçlarına ilişkin hükümler uygulanacağı için suç şikâyete tabi olur. 

Kovuşturma

Basit ve ağırlaştırılmış yağma suçunda kovuşturma da şikâyete bağlı değildir. Bu nedenle soruşturma veya kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi gibi bir durum söz konusu değildir.  Mahkeme resen kovuşturma yapmaktadır ve sanığın yağma suçunu işlediğine kanaat getirilirse fail cezalandırılacaktır.

Tutuklama Tedbiri

5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 100. maddesinde tutuklama nedenleri sayılmıştır. Madde hükmüne göre; kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

Belirtilen hallerde tutuklama nedeninin var olduğu kabul edilir:

Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. Şüpheli veya sanığın davranışları; delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

Yağma suçu katalog suçlar arasında sayılmıştır. CMK m. 100/3-a alt bendine göre yağma suçu işlendiğinde kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde tutuklama sebebi var sayılır.

Uzlaşma Kurumu

Uzlaştırma kurumu, 5237 sayılı CMK m.253 hükmünde düzenlenmiştir. Maddede sayılan suçlar ve soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören kişilerin uzlaştırılması girişiminde bulunulur. Yağma suçunda soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlı değildir ve madde ayrıca sayılan suçlar arasında değildir. Bu nedenle yağma suçu uzlaşma kapsamında değildir.

Görevli Mahkeme

5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemeleri Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkındaki Kanunun 12.maddesi uyarınca yağma suçuna bakmakla ağır ceza mahkemesi görevlidir. Aynı kanunun m.14 hükmü uyarınca mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde cezanın üst sınırı dikkate alınır. Yağma suçunun cezası 6 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu nedenle de yağma suçunun yargılanması ağır ceza mahkemesinin görev ve yetkisi dahilindedir.

Yetkili Mahkeme

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.12 uyarınca yetkili mahkeme suçun işlendiği yerde bulunan mahkemedir.

Yağma Suçunda Etkin Pişmanlık

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m.168 uyarınca yağma suçu tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Yani fail etkin pişmanlıktan yararlandığında eğer kovuşturma sonucunda 6 yıl hapis cezası öngörülürse indirim sonucunda 3 yıl hapis cezasına hükmedilecektir. Ancak kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmeden önce etkin pişmanlık gösterilirse verilecek ceza üçte birine kadarı indirilir. Yani bu durumda 6 yıl hapis cezası verilmesi söz konusu olduğunda ceza 4 yıla indirilir.

Yağma Suçu ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı (HAGB)

5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunun 231. maddesine göre Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi, gerekir. Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.

Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

TCK m. 148 yağma suçunun basit hali ve m.149 ağırlaştırılmış hali için öngörülen cezanın alt sınırı 6 yıldır. Bu nedenle yağma suçunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi yasanın hükmü gereğince mümkün değildir. Sanık soruşturma ve kovuşturma aşamasında bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını gidermiş olduğu durumda etkin pişmanlık indiriminde faydalanarak en az 3 yıl hapis cezası hükmedileceği için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi mümkün görünmemektedir.

Bir Yorum Yap